Gene kahır dolu bir sezon ama en azından kadro büyüklüğü buralara taşıyor bizi. Çok inanarak söylüyorum bunu. Şaka yapmıyorum maalesef.
Yaşı yetenler hatırlar 6 - 0'lık maçı... O maçı hatırlar da o sezonu pek hatırlamaz. Neler yaşandığını. Ortegayı hatırlar, o garip Alman TD'yi hatırlar... Orada kalır. Nasıl düşüş yaşandığını. UEFA şansının bile ne garip maçlarda ne garip hakem kararları ile elinden alındığını.
Dünkü Bursa maçı ile ilgili çok teknik yoruma gerek yok. Ne söylensin ki. Semih'in ileride top tutma özelliğini herkes hayranlıkla izlemiştir her halde. Ve neden büyük yedek olmasının gerekliliğini de görmüştür. Gücü neredeydi sizce Semih'in. Gollerden sonra hani parmağını emerek çılgınca (!) sevinen Semih'in.
Sizce Semih İngiltere de ne kadar başarılı olur. Hani pas üstadı Semih. Alex'ten çok ama çok şey öğrenen.
Büyük futbolcu Emrecik'sin ? Ya da yedekten oyuna girenler ? Alex'siz bu takım daha iyi oynuyor diyenler.
Ama bunların üzerinde şeyler var işte... Yönetimi suçlama nedenim yapılmış olana inanamamam. Olan bitene sessiz kalmaları. Tüm tribünler koro halinde Emre'ye küfrederkenki yorumsuzlukları. Ya da sorumsuzlukları. Hakem kararlarına tepkisizlikleri. Federasyonun çifte ayrımcılığına sessiz kalışları.
Ben takımın potansiyelini ve aslında Aragones'in istediği futbolu gördüğümü düşünmeye başladım. Zaman zaman sergileniyor. Ama niye her zaman değil bunu bilemedim hala...
Sorun hep yazdığım ve bazı arkadaşlarımın da ufak ufak kabullenmeye başladığı gibi başka bir güzellik sanki.
Dün gene yenildik diye herkes görmezden gelecek hoş yendiğimizde de pek kimsenin gördüğü yok ya.
Hani bizim sahada tüm kaleciler vakit geçirir ve hakem ehh işte bir uyarır ya da 88'de kart gösterir ama lütfen... Volkan kaçıncı dakikada kart gördü ?
Emre'ye yerde yumruk atıldı... Ne oldu ? Bursa ilk yarı sertti diyorlar. Ben diyorum ki Bursa futbol oynatmamak ve korkutmaya oynadı. Hakemin de izni, yardımı ve desteği ile. Bazı topa girişler bile fauldü. Fenerli futbolcular sakatlanma korkusu ve panikle topu ayaklarından çıkarmaya uğraşıyorlardı.
Kabul Semih mücadele etmedi ama o çalınmayan faullerinin birinin aleyhimize penaltı olarak dönmesi neydi ? Ya hadi hepsinden ama hepsinden geçtim. İki tane hareket var ki ( Emre'ye yapılanı ve onun da sarı kart görmesini, arkadan çekmelerin pasgeçilmesini de geçtim...)
Gökhan'a yapılan faul dünyanın her yerinde kırmızı karttır. Her yerinde... Ayak havada ve 2-3 metrelik yerden kayarak direk bacağa vurulan tekme...
Bir diğeri de Emreciksin'e yapılan vücut darbesidir topsuz alanda. Böyle durumlarda kırmızı kart almak için yere yatıp kıvranmak mı gerekiyor ?
Ve penaltı ? Allah belanızı versin diyorum. Başka da birşey demiyorum.
Dün akşam Bursa'da hakem destekli bir vur - kır - parçala senaryosu gerçekleşti. Kimse hakeme rağmen yenmek lazım demesin. O penaltı çalındığında Semih'e verilmeyen ve ikili mücadele diye geçilen pozisyonları da verseydi keşke şerefsiz yayıncılar...
Siz sakin kalın, Fenerle kalın...
21 Mart 2009 Cumartesi
9 Mart 2009 Pazartesi
Kayserispor - Fenerbahce
Bazı alıntılarla bu maçla ilgili düşüncelerimi sıcağı sıcağına paylaşmak istiyorum :
İki sivas maçındaki iyi mücadele ve futbol ile hava yakalayan, rakiplerinin puan kayıplarıyla potaya giren fenerbahçe'nin kazanması gereken bir maçtı. Diğer taraftan da takımın bu seneki deplasman performansı ortadaydı. Bunun yanında bir de rakibin yeni stadındaki ilk maçı olması ve zeminin bozukluğu gibi faktörler söz konusuydu. fenerbahçe ilk yarıdaki iyi futbolu neticesinde attığı iki golün üzerine "ikinci yarı maçı vermeyiz" diye düşünüyordum. Hatta Guiza ısınmaya başlayınca tamam 3 hatta 4 ü bulacağız derken Volkan kırmızı kart gördü, Guiza'nın girme işi yattı, takım on kişi kaldı. Bir de buna volkan babacan'ın girdikten sonra bir iki pozisyondaki acemilikleri eklenince açıkcası bir tedirginlik oldu. "Emre birazdan kırmızı kart görür" diye endişelenirken aragones oyundan aldı da en azından maçı on kişi tamamlayabildik.
Yerine niye Emreciksin'i değil de Guiza'yı aldı ? Anlamış ve doğru bulmuş değilim.
Alex de souza'nın ayağının(her ikisinin de) değdiği atakların güzelliği bir başkaydı. Ayrıca ikinci yarıda da takım zorda kaldığında topu her ayağına aldığında oyunu rahatlattı. Gökhan Gönül her zamanki gibi ortalarda iyi değildi(gerçi bu sefer 3 tane güzel orta yaptı), onun dışında defansif anlamda ve ileri çıkıçlarda etkiliydi. Kupa maçında sivas'ın attığı golle ilgili "carlos geldiğinden beri kendisinden beklenen golü bilica attı" gibi bir yorum okumuştum, fakat kullanılan frikikte kaleciden dönen toplar asist sayılsa Carlos asist krallığında iddialı olurdu, hakkını yemeyelim. Ayrıca Alex'in attığı ve atamadığı gollerde de paslar onun. Bu aralar formda. Lugano çok önemli müdahalelerde bulundu. Mücadelesi ve yerinde müdahaleleri ile defansta takımı toparlayan isimdi. Hala anlaşma yapmıyoruz, her hafta fiyatını arttıtıyor.
İlk devrenin sonunda Uğur Boral çıktı, galiba sakatlıktan ötürü oyundan alındı. Rakibin müdahalesine faul bile verilmedi, oysa bodoslama uğur'a daldı kayserili oyuncu.
Puan kaybı olsaydı fatura çıkacak oyuncu belliydi : Volkan Demirel. Can havli ile belki bizlerde aynı hareketi yapabiliriz ama miyonlarca Eura'ya Fenerbahçe'de oynuyorsun, yapmayacaksın.
Bir de Emre'ye iki çift lafım var. Yapilan faul, hafif bir sakatlik gecirdin. Ama hiç bir uygar insan bogazini kesme isareti ile rakip oyuncuya mafyavari gozdagi veremez, hele benim takımımım oyuncusu ise. Emre o işler Cincon'da kaldı; burası Fenerbahçe. Milli takım kaptanı mısın ? Mayfa mısın ?
Aynı maçtan başka bir örnek : Semih'e yapilan faul, mikrofonlar sagolsun, Semih'in dediklerini duyuyoruz : "ayip olmuyo mu mehmet?".. ikisi de ayni takimda.. ikisi de buyuk paralar aliyor, ikisi de milli takim gormus, buyuk basarilarda yer almislar ama demek ki fark var bir yerlerde, degisemeyecek bir fark. Bu arada Semih ile ilgili bulduğum bir istatistik : Son 3 sezonda 33 gol atmış. Bunların 30'unu alex'in oyunda olduğu dakikalarda atmış.
Galatasaray maçına kadar ikisi içerde üç maçı var Fenerbahçe'nin. İçerideki maçları(Kocaeli ve Eskişehir) kazanacağını düşünüyorum. Deplasmandaki maçı da(Bursa) kazanırsa Galatasaray maçına kadar puan durumunun alması muhtemel tablo ile beraber çok ilginç ve heyecanlı bir maç yaşamamız muhtemel ASY'de.Puan kaybetme kredisini kötü kullanan bir fenerbahçe'nin şampiyon olabilmek için deplasmanda Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzon maçlarından iyi sonuçlar alması şart zaten. Takımın performansının ve havasının yükselişte olması bir avantaj olacaktır tabii ki. Fenerbahçe Beşiktaş'la beraber son düzlüğe en iyi hava ile giren takım. Biraz da Avrupa'daki gidişattan ötürü Galatasaray.
Tolunay Kafkas, Carlos'a kabadayılık yapıp üzerine yürüyerek futbolculuk ve teknik direktörlük kariyerindeki sayısız başarılarına bir yenisini eklemiştir. Başarılı ve sürekli olmak için 'altyapının' ne kadar önemli olduğunu Bülent Uygun ile birlikte herkese göstermiştir.
Kaybettiğimiz zaman hakem için konuşmayı sevmiyorum ama bu sefer kazandık ve hakem için 1-2 çift laf söylemeliyim : Bünyamin Gezer otoriter olmak için suratsız olmak gerektiğini ve bunu hakemlik için çok gerekli olduğunu sanıyor. Bana göre kötü bir maç yönetti. İstediği zaman doğru kararlar verebilirken, bazı pozisyonlarda gerekli düdükleri çalmaktan acizdi. Emre'nin ve Deniz'in gördüğü kartlar haksızdı , neyse ki ikinciler gelmeden maç tamamlandı. İlk yarıda Uğur Boral'ın yediği dize faul bile vermeye tenezzül etmedi . Kayserispor adına belki 10 dan fazla ceza sahasına tehlikeli orta yapılabilecek faul verildi , bunlardan yanlış olanlar vardı. Bu maçta Kayserispor 1(yazıyla bir) sarı kart gördü. Mehmet Topuz'un atılması gereken maçta 98 dakikayı tamamlaması da bir Bünyamin Gezer başarısıdır.
Fenerbahçe tribünü de gayet iyiydi TV'den algılayabildiğim kadarıyla. Son iki Sivas maçında da gördüğüm kadarıyla, tribünlerin de havaya girmesi iyiye işaret. Bu mücadele devam ettiği sürece şampiyonluk yarışına renk katacaktır Fenerbahçe.
T
İki sivas maçındaki iyi mücadele ve futbol ile hava yakalayan, rakiplerinin puan kayıplarıyla potaya giren fenerbahçe'nin kazanması gereken bir maçtı. Diğer taraftan da takımın bu seneki deplasman performansı ortadaydı. Bunun yanında bir de rakibin yeni stadındaki ilk maçı olması ve zeminin bozukluğu gibi faktörler söz konusuydu. fenerbahçe ilk yarıdaki iyi futbolu neticesinde attığı iki golün üzerine "ikinci yarı maçı vermeyiz" diye düşünüyordum. Hatta Guiza ısınmaya başlayınca tamam 3 hatta 4 ü bulacağız derken Volkan kırmızı kart gördü, Guiza'nın girme işi yattı, takım on kişi kaldı. Bir de buna volkan babacan'ın girdikten sonra bir iki pozisyondaki acemilikleri eklenince açıkcası bir tedirginlik oldu. "Emre birazdan kırmızı kart görür" diye endişelenirken aragones oyundan aldı da en azından maçı on kişi tamamlayabildik.
Yerine niye Emreciksin'i değil de Guiza'yı aldı ? Anlamış ve doğru bulmuş değilim.
Alex de souza'nın ayağının(her ikisinin de) değdiği atakların güzelliği bir başkaydı. Ayrıca ikinci yarıda da takım zorda kaldığında topu her ayağına aldığında oyunu rahatlattı. Gökhan Gönül her zamanki gibi ortalarda iyi değildi(gerçi bu sefer 3 tane güzel orta yaptı), onun dışında defansif anlamda ve ileri çıkıçlarda etkiliydi. Kupa maçında sivas'ın attığı golle ilgili "carlos geldiğinden beri kendisinden beklenen golü bilica attı" gibi bir yorum okumuştum, fakat kullanılan frikikte kaleciden dönen toplar asist sayılsa Carlos asist krallığında iddialı olurdu, hakkını yemeyelim. Ayrıca Alex'in attığı ve atamadığı gollerde de paslar onun. Bu aralar formda. Lugano çok önemli müdahalelerde bulundu. Mücadelesi ve yerinde müdahaleleri ile defansta takımı toparlayan isimdi. Hala anlaşma yapmıyoruz, her hafta fiyatını arttıtıyor.
İlk devrenin sonunda Uğur Boral çıktı, galiba sakatlıktan ötürü oyundan alındı. Rakibin müdahalesine faul bile verilmedi, oysa bodoslama uğur'a daldı kayserili oyuncu.
Puan kaybı olsaydı fatura çıkacak oyuncu belliydi : Volkan Demirel. Can havli ile belki bizlerde aynı hareketi yapabiliriz ama miyonlarca Eura'ya Fenerbahçe'de oynuyorsun, yapmayacaksın.
Bir de Emre'ye iki çift lafım var. Yapilan faul, hafif bir sakatlik gecirdin. Ama hiç bir uygar insan bogazini kesme isareti ile rakip oyuncuya mafyavari gozdagi veremez, hele benim takımımım oyuncusu ise. Emre o işler Cincon'da kaldı; burası Fenerbahçe. Milli takım kaptanı mısın ? Mayfa mısın ?
Aynı maçtan başka bir örnek : Semih'e yapilan faul, mikrofonlar sagolsun, Semih'in dediklerini duyuyoruz : "ayip olmuyo mu mehmet?".. ikisi de ayni takimda.. ikisi de buyuk paralar aliyor, ikisi de milli takim gormus, buyuk basarilarda yer almislar ama demek ki fark var bir yerlerde, degisemeyecek bir fark. Bu arada Semih ile ilgili bulduğum bir istatistik : Son 3 sezonda 33 gol atmış. Bunların 30'unu alex'in oyunda olduğu dakikalarda atmış.
Galatasaray maçına kadar ikisi içerde üç maçı var Fenerbahçe'nin. İçerideki maçları(Kocaeli ve Eskişehir) kazanacağını düşünüyorum. Deplasmandaki maçı da(Bursa) kazanırsa Galatasaray maçına kadar puan durumunun alması muhtemel tablo ile beraber çok ilginç ve heyecanlı bir maç yaşamamız muhtemel ASY'de.Puan kaybetme kredisini kötü kullanan bir fenerbahçe'nin şampiyon olabilmek için deplasmanda Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzon maçlarından iyi sonuçlar alması şart zaten. Takımın performansının ve havasının yükselişte olması bir avantaj olacaktır tabii ki. Fenerbahçe Beşiktaş'la beraber son düzlüğe en iyi hava ile giren takım. Biraz da Avrupa'daki gidişattan ötürü Galatasaray.
Tolunay Kafkas, Carlos'a kabadayılık yapıp üzerine yürüyerek futbolculuk ve teknik direktörlük kariyerindeki sayısız başarılarına bir yenisini eklemiştir. Başarılı ve sürekli olmak için 'altyapının' ne kadar önemli olduğunu Bülent Uygun ile birlikte herkese göstermiştir.
Kaybettiğimiz zaman hakem için konuşmayı sevmiyorum ama bu sefer kazandık ve hakem için 1-2 çift laf söylemeliyim : Bünyamin Gezer otoriter olmak için suratsız olmak gerektiğini ve bunu hakemlik için çok gerekli olduğunu sanıyor. Bana göre kötü bir maç yönetti. İstediği zaman doğru kararlar verebilirken, bazı pozisyonlarda gerekli düdükleri çalmaktan acizdi. Emre'nin ve Deniz'in gördüğü kartlar haksızdı , neyse ki ikinciler gelmeden maç tamamlandı. İlk yarıda Uğur Boral'ın yediği dize faul bile vermeye tenezzül etmedi . Kayserispor adına belki 10 dan fazla ceza sahasına tehlikeli orta yapılabilecek faul verildi , bunlardan yanlış olanlar vardı. Bu maçta Kayserispor 1(yazıyla bir) sarı kart gördü. Mehmet Topuz'un atılması gereken maçta 98 dakikayı tamamlaması da bir Bünyamin Gezer başarısıdır.
Fenerbahçe tribünü de gayet iyiydi TV'den algılayabildiğim kadarıyla. Son iki Sivas maçında da gördüğüm kadarıyla, tribünlerin de havaya girmesi iyiye işaret. Bu mücadele devam ettiği sürece şampiyonluk yarışına renk katacaktır Fenerbahçe.
T
23 Şubat 2009 Pazartesi
Senaryo Gerçekleşiyor...
Herkese merhaba,
Bizimkiler Gençlerbirliği'ne hiiiiçççç kendilerini sıkmadan ve top oynamadan 1-0 mağlup olma başarısını gösterdiler. Kızdık, öfkelendik. Niye ki ? Bu takımın şu anda tek bir hedefi var. Kupa... Haaa yenseydik süperdi. Sivas'la fark 5... E ona kalırsa İBB maçını da alsaydık 2... Olsa olsa...
Şimdi "senin teori daha ilginç değil sanki. Yok şampiyon şu olacakmış, kupa bize verilmiş" dediğinizi duyar gibiyim. :)
Bu sene Fener'i böyle seyredeceğiz. Bazen topçular kızacak ve oynayacak. Bazen patlayacaklar. Ama bu sezon böyle bitecek. Ve bence kupa iyi de böyle bir senaryo ile almamız inanılmaz.
Hakemler ile ilgili düşüncelerim ortada, bir de buna hadi Hacettepe maçı ölçü değil de, kupa maçlarındaki performansı ekleyin. Bu takımın ölçüsü normalde de bu değil ki...
Sadece Semih'i yere göğe sığdıramayanlarla Lugano'yu beğenmeyenlere iki çift lafım var. Bir de Emreciksin'e...
Semih kurtarıcı olamaz. Hojdonk stili oynamaya çalışıyor ama arada küçük bir fark var. Zeka...
Lugano Avrupa'da her takımda oynayabilecek kalitede bir futbolcudur.
Emreciksin sanıldığı kadar iyi topçu değildir. Topçu ise de iyi futbolcu değildir.
Şimdi de biraz cincon yazacağım izninizle...
Yahu ne oldu... Hani benim komplo teorisine göre olacaklar mı oluyor yoksa ? Hani cincon olacaklara uyandı bağırıyor dediğimiz olay...
GS geçen sene hakemlerle kaç puan aldı arkadaşlar... Son 6 hafta bir td bile yoktu sanki hatta. Değil mi ? Ve biz bu takıma şampiyonluk vermiştik değil mi ? Hani bir kaç maçta puanları gasp edilen, kupa da C.Çakır tarafından doğranan biz. ( ki bu C.Çakır'ın bizim maçımızı yönetmesini istedi başkan. Hatta bizim arkadaşlardan birinin de şahit olduğu ilginç bir yemek sonrası. Hani LİG TV - Rtük başkanının falan da katıldığı bir yemek :))
Gs golleri de puanları da buldu. Biz kendimizi yine "e yenseydik kardeşim gs'yi" diye pompalayan basının gazı ile avuttuk... Kendimize kızdık...
Bu GS bu sene kaç kere maç tekrarı istedi. Hakem hataları diye saldırdı ki ilk yarı baya da puan toplamışlardı o hakem hataları ile... Sonra terse döndü rüzgar ve uyandı büyük başkan bu işe. Hangi başkan mı ? Hani Denizli maçı öncesi saat konusunda ortalığı yıkacak kadar iddialı olan. Hani bizim gene kendimize kızdığımız senenin o ben geldim hallettim diyen başkanı. Hani geçen sezonun son 6 maçını td.siz geçirecek kadar takımına (!) güvenen başkan. Hani kendine güveni 1000 olan. Tanıyamadınız mı ??? Adnan Polat yahu...
Şimdi birden td gönderiliyor. Üstelik ligin en pahalı takımı onlar. Parasız pulsuz edebiyatı da yapamazlar ki şimdi. Gazeteler üzülür yazar ya neyse :)
Sakın kimsenin içinden gene, "kardeşim sana ne gs.den biz dökülüyoruz. Onların derdi seni niye gerdi ?" gibi birşey geçmesin. Amacım cincon yazarak bu blogu kirletmek değil...
Türkiye'de neyin nasıl yürüdüğünü dünün çoşkulu - güvenli takımının da halini göstererek ortaya koymak. Fenerle ilgili yazdıklarımı, cincon'la ilgili yazdıklarım ve günün gerçekleri ile birlikte bir daha değerlendirin bakalım.
Kime kızacaksınız daha fazla...
Fenerle kalın...
27 Ocak 2009 Salı
Öğrenememek
Fenerbahce seyircisi ne zaman öğrenecek, bu sahada kimler ıslıklandı Deivid, Alex ve niceleri, ama bu is ıslıkla cözüm olmuyor, moral bozuyor. Hiç mi taktiğe bakmazlar, stadın heryeri teknik direktorle dolu ama hiç mi görmezler. Guiza tek basina ilerde ne yapabilir, 3 kisinin arsında ne kadar basarili olabilir. Tek basina kimlerle basa cıkabilir. Adamı islıklayıp yuhalamakla ellerine ne gecer acaba. Biraz ama biraz olsun düşünmezler mi?
25 Ocak 2009 Pazar
İkinci sezon
İkinci sezon başladı...
Kahırsız... Arada iyi top oynayarak... İyi pas yaparak... Hırsızlar gene oradaydı ama...
Takım arkadaşlarına karşı hırsızlık yapanlar da...
İyi futbol oynatacağı iddiasında olup bir puanın hırsızlığını yapanlar da...
Kara gömlekleri ile başkalarının adaletini dağıtanlar da...
Seyircinin sevgisinin koşarak gelmeyeceğini anlayan hırsızlar da...
Evet arkadaşlar,
Biraz bekleyip durumu görelim demiştik... Durum görüldü... Şimdi sırada görüş belirtmek var ...
Ben açıkcası teknik - taktik - ruh vs türü şeylere pek girmeyeceğim... Ne Aragones ne Guiza ne de Emre bana sene başında sıcak gelmemişti. Şimdi de gelmiyor valla. Tribün arkadaşlarım da şahidimdir, ilk maçta Guzia'yı görünce Kezman'ı ararız deyip, İspanya gibi korner kullandırdığı için Aragones'e de eyvah eyvah demiştim. Emre hala aynı Emre. Ben Fener'de böyle kişiliksizlikler görmek istemiyorum.
Takımın kalitesini de 5 metreye pas atamayanlarla bu iş bu kadar diye çok eleştirdim.
Cenk Kral hocam kaliteli ve iyi bir Fenerbahçeli olarak ve haklı olarak başka bir konuya daha takıktır. Niye Tuncay'dan sonra bir cesur yürek yok diye. Yerden göğe de haklıdır valla daaaaa...
Ben bunun üstüne bir de derim ki, sen iyi kötü Avrupa Şampiyonu bir hoca getirirsen, o cesur yürek bilmez ki... Sanır ki topçular çıkıp oynar. Para alıyorlar ya bir sürü. Hakkını verirler... Off offf burası Türkiye...
Beckham devre arasında gelip İnter'de oynar da... Bizimkiler de bunu zorla oynar. 100 Mio Euro'luk takımda cesur yürekten öte emeğe saygı duyan, ben aldığımın karşılığını vereceğim diyenlere ihtiyaç var.
Ben hep söylediğim bir şeyin altını tekrar çizeceğim... Çok daha büyük bir emek hırsızlığının, yıllardır bize yapılan bir hırsızlığın. Ve yıllardır biz taraftarların, Fenerli olduğu iddia edilen, oysaki sadece paralarımızı almak için Fener yazan ve genel olarak da aleyhte - nefret yazan medyanın gazı ile görmezden geldiğimiz bir hırsızlığın.
Kardeşim, Fener de büyük takım, hakemi de yensin, Federasyonu da yensin, maçtan sonraki beyanatlar yakışıyor mu bu takıma, yöneticilerine hırszılığının...
Arkadaşlar, lütfen kendimize gelelim. Bu takım rezil olabilir. Bu takım sahada sürünebilir. Bu takıma biz en ağır eleştirileri getirebiliriz. Bu takımı yuhlayabiliriz. Teknik direktörünü, başkanını istifaya davet edebiliriz. Ancak kimsenin kuralların dışına çıkma ve bu takımı doğrama hakkı yoktur.
Yanlış transfer politikaları vardır. Yanlış adamlar alınmıştır. Ancak daha büyük yanlışı Aziz Yıldırım'ın "futbolun sadece sahada oynanmadığını öğrendim" sözünü unutmasıdır.
Ortega döneminde lime lime doğrandığımız maçlardan, Selçuk Dereli, Kuddusi, Cüneyt Çakır, Denizli rezaletlerini gördük.
Kayseri de Edu'nun atılışını gördük. Rakiplerin elle, ofsaytla olmayan penaltılarla gollerini gördük ama hala Anelka konuşuluyor... Hem de elle :))) Alex'in düşürülüp gördüğü kartı konuşmuyoruz... Dereli'nin Beşiktaş maçı rezaletinin ertesi günü herkes oynasaydı, atsaydı kazansaydı dedi. Biz Kayseri de Edu'nun el olmayan eli ile kırmızı kart görür ve Önder'in yanlış top kontrolü ile penaltı yerken, İBŞB maçında vücuttan bir metre açık elle kesilen topa böyle penaltı olmazı duyduk.
Tandoğan'ın Carlos'a, Tabata'nın Guiza'ya vurduğu insanlık dışı tekmelere kart çıkmadığını, hakemin üzerine kanını silen rakip futbolcuyu gördük.
Şu gerçeği kabul edelim... İBŞB maçında Fener kötü oynadı. İki ofsayt golle yenildi. Bence iki penaltısı verilmedi. Biz takıma oynamıyor diye küfrettik. GS hiç birşey oynamadı, berabere kaldı ve ertesi gün gazeteler "GS dereyi geçemedi" başlığı attı.
GS maçı sonrası C.Çakır için bunu mu yazmışlardı ? Ya da Beşiktaş maçı sonrası. O Beşiktaş maçı ki, 2 kırmızı 1 penaltı pas geçilmiş ve biz kupa dışı kalmıştık. Üstelik Kadıköy'de. Açıklama yapan yönetimin aldığı cezaları hatırlayın. Ve bizim yöneticilere tepkileri.
Jimnastikçilerin tepkileri ve bu tepkilerin rezilliği dağları deldi. TS bir maçta hata kurbanı oldu, ortalık ayağa kalktı. GS baltaları çıkardı. Biz hem Ts hem Antep maçlarında hakemlerin rakip takımın teknik ayaklara ince müdehaleleri "görememesini(!)" e biz de oynasaydık kardeşe bağladık.
Aziz başkan, sana en çok bunun iletişimini yönetemediğin için kızıyor bu taraftarın. Bizlerin bile böyle düşünen bir kalabalık olmasına müsade ettiğin, 10 senedir buna bir yaklaşım geliştirmediğin ya kavgacı ya sessiz kaldığın ve başka bir politika geliştiremediğin için.
Şampiyonlar liginde, kendi evimizde bile hakemler bize 2. sınıf takım muammalesi yaparken, Şenez Erzik'i bu kulüpten ihraç etmediğin için kızıyor.
Bir de bir dedikodu duyuyor. Komple teorisi. Diyorlar ki, FB'ye kupa sözü verildi. ama biraz asılın dendi. Ligde de bu yıl yine bir Anadolu şampiyonu çıkacak. Yeni bir Anadolu... Trabzon ya da Sivas. Ve bunun için GS de Jimnastikçiler de çizilecek. GS bunun için çıldırdı...
Bu doğrusya, Emre'nin alınışından daha kara bir leke olacak.
Herkese ve herşeye rağmen... Fenerle kalın
8 Ocak 2009 Perşembe
Gokhan Emreciksin ve Abdulkadir Kayali
Fenerbahce bu iki transfer ile tarihi bir adim atiyor. Bu transferler ileride Anelka, Alex ve Roberto Carlos transferleri kadar onemli transferler olarak anilacaklar.
Simdi bunu okuyanlar diyecekler ki : Bir macta harcanan Kerim, Gaziantepten buyuk umutlarla gelen Kemal, Olcan(sahi nerede simdi) ve niceleri . . .
Ben de diyecegim ki : Tuncay Sanli, Semih Senturk, Selcuk Sahin ve hatta Serkan Balci . . .
Ama bu cocuklar olacak gonulden inaniyorum. Niye Anelka'lar almak yerine Anelka'lar yetistirmeyelim. En azindan degisen mantaliteyi takdir ediyorum. Umarim bu baslangic olur.
Biri U17;nin kaptani, yabanci takimlarin transfer gozdesi, 18 yasinda piril piril bir genc. Chelsea'ye gitmek uzereyken biz aldik. Bankaci bir baba, ogretmen bir anne. Isletme okuyan bir agabey ile Anadolu Lisesinde okuyan bir kiz kardes. Yanlis hatirlamiyorsam, Antalyadaki U17'nin en degerli futbolcusu.
http://www.uefa.com/...news/kind=1/newsid=697438.html
Digeri ise cok iyi bir sag kanat oyuncusu. Iki Gokhan super olacak orada insallah. Yanilmiyorsam gecen sene bir ankaragucu - besiktas macin da seyretmistim. Ibrahim'i madara etmisti. Burada kafamda bir soru da yok degil aslinda : Kazim, Deivid, Burak, Gokhan sagda; solda ise alternatifsiz Ugur"cugum. Sag ayakli Sol bekten sonra, sag ayakli sol acik da gorecegiz sanirim :)
Neyse soyle diyerek baglayalim : "emre ciksin, gokhan girsin" ha .. ha .. ha . . . .
Ama yollar dikenli olacak onlar icin. Bir mac ile Kerimin(o nerede ?) ipini cekenler gozlerinin yasina bakmayacaklar. ilk macta Messi vari hareketler bekliyecekler. Olmadimi "Bu mu Uefanın ilk 10´daki adami ben bundan iyi oynarim" diyecekler . "Istanbul geceleri Abdülkadiri yiyor" yazacaklar . . . Ha bir de Fener de dikkat etmeleri gerekecek : Yalandan yere yatabilirler, ileri dandun vurabilirler ama geri ve yan paslari asla yapmayacaklar !!!
Bir macin 70 80 lerinde girecekler oyuna. Kahvede mac izleyenler baslayacak "bakin görüyormusunuz, eskiden Anelka girerdi simdi Abdulkadir giriyor"
Ama bu taraftarin icerisinde Anelka"lari yetistirmenin, Anelka"lari almaktan daha degerli oldugunu bilenler de var . . .
4.5 yil sonra bu yaziyi okudugumuzda, "ne kadar dogru soylemissin" demeniz dilegiyle . . .
Iyi geceler . . . .
Simdi bunu okuyanlar diyecekler ki : Bir macta harcanan Kerim, Gaziantepten buyuk umutlarla gelen Kemal, Olcan(sahi nerede simdi) ve niceleri . . .
Ben de diyecegim ki : Tuncay Sanli, Semih Senturk, Selcuk Sahin ve hatta Serkan Balci . . .
Ama bu cocuklar olacak gonulden inaniyorum. Niye Anelka'lar almak yerine Anelka'lar yetistirmeyelim. En azindan degisen mantaliteyi takdir ediyorum. Umarim bu baslangic olur.
Biri U17;nin kaptani, yabanci takimlarin transfer gozdesi, 18 yasinda piril piril bir genc. Chelsea'ye gitmek uzereyken biz aldik. Bankaci bir baba, ogretmen bir anne. Isletme okuyan bir agabey ile Anadolu Lisesinde okuyan bir kiz kardes. Yanlis hatirlamiyorsam, Antalyadaki U17'nin en degerli futbolcusu.
http://www.uefa.com/...news/kind=1/newsid=697438.html
Digeri ise cok iyi bir sag kanat oyuncusu. Iki Gokhan super olacak orada insallah. Yanilmiyorsam gecen sene bir ankaragucu - besiktas macin da seyretmistim. Ibrahim'i madara etmisti. Burada kafamda bir soru da yok degil aslinda : Kazim, Deivid, Burak, Gokhan sagda; solda ise alternatifsiz Ugur"cugum. Sag ayakli Sol bekten sonra, sag ayakli sol acik da gorecegiz sanirim :)
Neyse soyle diyerek baglayalim : "emre ciksin, gokhan girsin" ha .. ha .. ha . . . .
Ama yollar dikenli olacak onlar icin. Bir mac ile Kerimin(o nerede ?) ipini cekenler gozlerinin yasina bakmayacaklar. ilk macta Messi vari hareketler bekliyecekler. Olmadimi "Bu mu Uefanın ilk 10´daki adami ben bundan iyi oynarim" diyecekler . "Istanbul geceleri Abdülkadiri yiyor" yazacaklar . . . Ha bir de Fener de dikkat etmeleri gerekecek : Yalandan yere yatabilirler, ileri dandun vurabilirler ama geri ve yan paslari asla yapmayacaklar !!!
Bir macin 70 80 lerinde girecekler oyuna. Kahvede mac izleyenler baslayacak "bakin görüyormusunuz, eskiden Anelka girerdi simdi Abdulkadir giriyor"
Ama bu taraftarin icerisinde Anelka"lari yetistirmenin, Anelka"lari almaktan daha degerli oldugunu bilenler de var . . .
4.5 yil sonra bu yaziyi okudugumuzda, "ne kadar dogru soylemissin" demeniz dilegiyle . . .
Iyi geceler . . . .
23 Aralık 2008 Salı
Beter Olun
Bu gün çok mutlu ve çok üzgünüm... Mutluyum, belki biraz anladılar, üzgünüm... Hiç bir değişiklik yoookkkkk....
İGS ve jimnastikçiler arasında bir derbi oynandı... Çok keyifliymiş... Ben sonradan özetleri seyrettim. Ne pozisyonlar gördüm ne...:)))
Yeyin birbirinizi diyeceğim ama, yemezler... Hakem kim ? Cüneyt Çakır... Yani ? Ya hani şu, 2-1 lik kupa yarıfinal maçı... Bizi doğrayan ve FİFA hakemliği bulunan yani yabancı dili bulunan ARTİST arkadaşımız mı ? Süper süper süper gooddddd... :)))
İlk penaltının bin bin bin beterini Alex yaşadığında bir sürü anlı şanlı yorumcumuz Alex ayağını çekecek, kurnazlık yapıyor dedi. Alex sarıkart gördü. Gösteren kim ? Anlı şanlı türk hakemleri... Golde Rüştü'nün eli topun üzerinde ama Servet buluyor, vuruyor... Gollllllll... Kural ne diyor? Kalecinin parmağı deyse top kontrolünde. Karar ne ? Goollllll... :))))) Beter olunnnnnnnnnnnnn...
Delgado dillere destan bir sarı kart görüyor. İkincisi yani hani... Gökhan Gönül görürken gülenler, Çakır'a hak verenler... Beter olunnnnnnnnn... Fifa hakemini yesinler, ingilizcesini sevsinler. :)))))))))))))
Son penaltı, Selçuk yapsaydı kırmızı görürdü kırmızı... Burda futbolcu direncek hocammmmm... Guzia'nın forması kopmadan penaltı veren namerd, bu penaltının ağa babası....:)))) Beter olunnnnnnnn....
Hadi jimnastikçiler, hepinizi temiz futbol pankartına bekliyoruzzzzzzz :))))))) Beter olun inşallaaaaaaahhhhh :)))))))
Sayın Trabzon başkanı, siz de jimnastikçilere sahip çıkın lütfennnnn....!!!!!!!! Ortak pankartla çıkın, başkası siz yakışmazzzz :))))))
Biz mi ? Biz ne yapacağız... Baros dururken, Guiza'yı alanlar düşünsün, Guiza da inşallah beni utandırsın... Asisti olmayan orta saha Emre de beni utandırsın inşallah...:)))
Allah iyi bir klübe nasip eylesin, başka birşey yok...
Ankaralı dostlara ve tüm güzel insanlara sevgi selam...
Fenerle kalın, hoşça kalın...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)