31 Ekim 2009 Cumartesi

Garip

Ya size de bir garip geliyor mu ? Garip olan cinconu yenmemiz değil ama! Garip olan bunun hiç ama hiç konuşulmaması...

Sahada öyle şeyler olmuş ki... Biz çok kör olmuşuz. Hani insan kendini tutmak istiyor. Kıyaslama yapmasın diye de...

Ne Erman'ı ne başkası. Hepsi koro halinde bize saldırıyor. Amaç psikolojiyi bozmak mı ? Emin olamıyorum açıkcası.

Biz bir maç seyrettik. Sahaya yabancı madde atan hayvanlar vardı doğru. Bu hayvanlardan sayıdan bağımsız olarak her iki takım tribünlerinde de vardı. Sanki sahaya atılan meşaleler unutuldu ama. Ya da o meşalelerin nasıl ağları geçtiği konusu...

Sahaya tonlarca su atılan maçları gördük biz demek istemiyorum ama. Tümer Metin gözümün önünde golden önceki ortaya yaparken kollarını açıp her tarafına su yağarken hakemden sarı kart gören. Taç çizgisinde bir Tuncay top sürmeye çalışırken top diye atılan sularla boğuşan. Ve galibiyetimiz. Ama olan bir şey yok.

Ve herşey ama herşey organize imiş. Psikolojik savaş yapmış fenerbahçe. Organize bir şekilde ezmiş cinconu. Hakemi de. Gol ofsayt penaltı penaltı değil... Offf ooffff neler neler.

Christian da ceza almalı. İki maç az. Ama sahada kendi arkadaşları ile bile küfürleşen Ayhan... Boşverin canım. Golden sonra korner bayrağından edep yerlerini sıkı sıkı tutarak bize nazik duygularını sunan kaptan bozması ve aha da size diye nazik bir el - kol - bilek hareketi yapan balta... Boşverin canımmmm...

Maçtan önce kavga eden bu arkadaşlar, maçta yürümeyi bile unutmuş. Ne gam. Pozisyona bile girememişler. Ne gam. Keita'da ağır tahrik varmış. Bir maçla kurtarırmış. Emre her cezadan kurtarır o zaman.

Kazım'a faul olmayan sekiz pozisyonda faul çalan hakem niye sarı vermemiş. Servet topla adam arasına girip küt diye durunca faulü Kazım yapmış oluyor... İlginç!!!!

Ve medyada maçı - bizi yazan kimse yok. Kurban olayım fenerli medyaya... Anlamıyorum gerçekten ya. Boynumuzu bükmemizi mi bekliyorlar. Hani hücüm futbolunu süper oynayan cincona pozisyon vermeden yendik ya. Utanalım mı ? Ligin kalitesi mi düşsün gene birden bire.

Maçı konuşsaydık ya beyler. Ne güzel unutturdunuz. Buca'yı bile zor yenen cincon... Kurban olsunlar size...

Akıl başta kalın, fenerle kalın dostlar...

Maçın biraz içine girseler bunların hepsinin komik şeyler olduğunu görürler.

26 Ekim 2009 Pazartesi

Gidiyor gibi

Yok yok... Çok Cincon maçı yazmayacağım... Bu maçta şaşırtıcı olan birşey yoktu. Fenerbahçe Cincon'u gene yendi.

Ben diyeceğim ki, Semih bu takımda ancak maçına göre oynar. Ya da kendini biraz sıkıp artık yıllardır yapmadığı kondisyon yüklemesi işini biraz yapar. Salonda falan çalışır biraz güçlenir. Zor ama neden olmasın. Belki şu sevinme hareketini de değiştirir. Ben bu takımda neden direk oyanmıyorum demekle bu olmuyor.

Volkan, allah nazardan saklasın inşallah. Bu nasıl konsantrasyon. Ve Lugano hatta Bilica bile. Takım için oynamak güzel her halde. Ve nerelerde pres yapmak.

İnşallah yanılıyorumdur ama... Topuz = Yozgatlı iki... nerdeee ????

Ve Kazım, futbolculuğu da öğrenirse topçuluktan terfi edecek sanki. Çok çok iyi gidiyor.

Carlos bitmiş diyenler, Keita'nın halini gördü mü ?

Ve tebrikler Emre tebrikler Christian. Bir yere bayrak böyle dikilir işte.

Ve Alex topçumu diyenler... Utansın...

Biz gene kendimizle başbaşa şu tahlili yapalım. Şampiyonluk için cinconu ve jimnastikçileri değil yola taş koyanları yenmek lazım.

Bu takım artık dayak yemiyor. Ne mutlu bize.

Hakem hocalarına da... Helal olsun size ve çifte standartlarınıza... Carlos'a ofsayt penaltı eh işte ve Kazım'ın faullerine yok işte ha...

Yuh olsun size...

Bir de Kerem Gönlüm 1 yıl almış... EEEEEEEEEEEE
Fenerle kalın...

3 Ekim 2009 Cumartesi

Daum...

Süper olduğu iddia edilen ligde, 7. haftayı da geride bıraktık ve takım kendi rekorunu egale ederek, 7'de 7 yaptı. Ama biz gene de kızgınız ve yarın bir rekor kırılacak belki de 8'de 8 yapılarak. Ve biz gene de kızgınız.

Kızmakta haklı mıyız ? Takımız iyi top oynuyor mu ? Çok kopuk kopuk ve zaman zaman. Bence elindeki oyuncuları, en iyi şekilde kullanmaya çalışıyor Daum. Ve biz Daum'a da kızıyoruz. Neden kızıyoruz. Bazı gazetecilerin dediği gibi " oyunu okumuyor" diye ve bir de "elindeki oyuncuları doğru kullanmıyor" diye.

Volkan maşallaj döktürüyor. Lugano Edu'suz da fena değil. Ama Bilica ve Bekir... Bi de Önder... bir arada hepsi bomba. Ve eğer Gökhan yoksa, yedeği de yok. Ali Bilgin hazırlanıyormuş ama... En azından fundementali var ve tutar diye ümid ediyoruz. Sol bek Carlos'u beğenmiyoruz. Eskisiyle kıyaslayıp sanırım. Uğur nye oynamıyor diye kendini yırtanlar gördükçe anlıyordur sanki.

Ve Kazım'ı kazanma çabası. Umarım tutar. Kazım için de bizim için de. Ve Santos. %65 - 70 oynasa yetecek o da. Ama tüm takım kopuk. Ve Alex, varlığı bir dert yokluğu yara. Emre ile ok de Emre yorulunca ya da yok olunca ki 3-5 hatalı pasta yok oluyor. Sorunlar başlıyor. Ve bir de Topuz. Çok zor çok. O verilen parayı aldıktan sonra.

Guiza, hepimizin şaban desek de hücüm presine hayran kaldığımız adamın çok daha iyisi bence. Ve Semih'ten çok daha santrfor. Semih'in geçen sezonunu unuttuk mu ?

Ve Özer oynamıyor diye kızanlar. Emreciksin'i unutmasınlar. Ne zaman oynayacağını bırakalım da TD kararlaştırsın. Bu takım bu oyuncu yapısıyla... Bu kadar...

Ve Daum'a en büyük eleştiri. Avrupa'yı düşünmüyor. Gelin o eleştiriyi başkana ve kendimize yapalım. Çeyrek finalden sonra şampiyonluk kaybetti diye ortalığı biz yıkmadık mı. Başkan da Türkiye diyor. Büyük düşünmek yok. Düşünmek var sadece. Onun da büyüğü küçüğü olmuyor sanki.

Son bir söz futboldan. Hakemler ve basına. Geçen sene biz kötüyken lig ne kadar kaliteliydi. Bu sene ne oldu? Ligin kalitesi birden düştü. Hakemler daha iyi de değil. Ama ses yok. İlginç. Yaşasın Fenerli medya. En azından artık birileri programı iptal oldu da. Bağıramıyor. Birilerinin de radyodan sesi çıkmıyor.

Ve basketbol. Aloooooooooooooooo... Doping suç mu ?

Sevgiyle ve Fenerle kalın

12 Eylül 2009 Cumartesi

ilk 4

Herkese merhaba, orada birileri varsa ?

Ligde ilk 4 maçı arkada bıraktık. Zorlu maçlar oldu sanki bizim açımızdan. Avrupa maçlarını da düşünecek olursak. Şaşırtıcı sakatlıklarla birlikte. Ard arda gelen. Ve bazı sıkıntılarımızla birlikte kimi bizden kaynaklanan kimi hala geçmişten gelen ve devam eden.

Daum ve takım güzel bir başlangıç yaptı. Her zamanki gibi koşan ve mücadele eden bir takım. Herkese ve herşeye rağmen futbol oynamaya çalışan ve kadro zenginliği gösteren. Ama hala kopuk aralıklarla oynayan bazen geçmişten kötü esintileri de sunan.

Oyuncu kalitemizde pas yapmaya ve hızlı oynamaya müsait oyuncular da artış var. Ve daha ne olduğunu hiç görmediğimiz bir Özer Hurmacı ve bir Mehmet Topuz.

Sinirlerine ve kendine hakim olmayı bir türlü öğrenemeyen ve hakemlerin günah keçisi ilan edilmek için herşeyi yapan bir Emre ki oyuna katkısı gittikçe artıyor.

Volkan, umarım yarattığı harikaları devam ettirir. Ve bir Guiza. Oyun şablonunda katkısını nerelere çıkartabileceğini gösteren. Ve bir Semih artık tartışmayı bırakmamız gereken. Kendisinin de 65'den sonra daha faydalı olduğunu kabul etmesi gereken, Pierre'den sonra ben artık oldum yalanıyla kendini kandıran Alex'e özenmeye başlayan ve onun sadece kötü bir kopyası olan.

Takım farklı oyun şablonları ile de oynamayı öğrenecek. Hızlı paslarla ve çok yer değiştirerek de. Bunun için akıl, teknik ve güç bir arada olmalı. Uğur onun için sırıtmaya devam edecek. Ve Vederson. Ama belki Selçuk ön plana çıkacak.

Kazım, büyük topçu olduğunu Daum'la fark edecek ve smokinle de takım için oynamayı sevecek. Daha da büyüyecek. Ve artık bu takımda küçük takımların büyük topçuları olmasın lütfen.

Ve hakemler. Nasıl bu kadarına müsade ediyorlar. 4 maç da bize atılan tekmelerle başladı. Manisa maçından bir kare geliyor gözümün önüne. Kanada'lının bir hareketi ve verilmeyen bir kırmız. Sadece antipatik bulunuyor diye Kazım'a ilk harekette sarı. Ve arkadan çekme ve illa 3 sert faulde sayarak verilen kartlar. Hakemlere antipatik gelmemek evet de. Merak ediyorum şu ana kadar bence ligin en iyisi Cincon'a bir takım böyle oynamaya kalksa, ne olacak acaba ?

Fenerle kalın dostlar

18 Temmuz 2009 Cumartesi

Yeni bir sezon başlarken

Uzun bir aradan sonra herkese  merhaba...

Baktım kimseden ses soluk çıkmıyor, duramadım gene sanki :) Yeni yıl başlamadan bir ortalığa bakalım dedim...

Bu yıl bir garip olacak sanki. Herşeyden önce bir sürü şeyi unuttuk gitti. Bizim dışımızda olan. Kapadık bir seneyi arkaya hakem hataları ve rezilliklerle dolu bir yılı... Kendi rezilliklerimiz ve rakiplerimizinkilerle... Hayat bu dedik gene. Evet valla hayat işte... Akıp gidiyor ama... Biz ne alemdeyiz acaba ?

Bir kere Aragones gitti. Geçmiş olsun. Geldiğinde sevinenler, gittiğinde sevinenler ama oturup düşünmek lazım. Takımda ne değişecek. Kim geldi kim gitti...
Emreciksin denilen küçük takım topçusu, ne olduğu anlaşılamayan sakat Josico, saçını kestiren ama değişmeyen Maldonado, iki ayağı da havada iken ayakta duramayacağını öğrenemeyen stoper Can,  verilen şanları kaldırıp kaldırıp atan Gürhan, topun peşinden koşmak için çok parası olduğunu sanan Burak, bu kadar şansı ne yapsam diye anlamayan İlhan
Ha bi de... sakatlanan Edu ve Lugano... 

Takımın eksikleri nerde. Orta saha ön libero... Gelen KİMSE Santrfor Gelen Guzia bile kayıp.. sol boş... Büyük paralara bir ahlaksız alındı... Büyük paralara bazı topçular... Peki büyük oyuncular. Maalesef hala bekliyoruz. Bir transfer Aykut ( eski kovulan ) diğer transfer Daum ( eski kovulan )

Bu iş nereye gider... Bakacağız...

Fenerle Kalın...

8 Haziran 2009 Pazartesi

Aziz ve Asil Duruş

Mehmet'i Fenerbahce aldi, Topuz  jimnastikcilerin elinde kaldi. bayildim bu lafa. Fenerbahce'nin bu asil durusuna da bayildim. Haksiz olan, yaygara kopartarak cok bagirarak hakli oldugunu ispatmalaya calisan bir jimnastikci tayfasi var. Bir de herseyi kurallarina uygun gerceklestiren ve hic sesini cikartmayan bir Fenerbahce yonetimi var. 

Her ne olursa olsun isterse Mehmet Topuz sonunda Fenerbahce de olmasin, ama bu isi sonuna dek takip edilmeli. Herkese haddini bildirmeli, kiminle ve nasil ugrastigini anlamali. ama asla vazgecmemeli, Vazgececege de benzemiyor Aziz baskan.  ama neymis jimnastikci durusuymus. evet saygimiz var ama durusa dikkat etmeli, hep terbiyesiz ve ahlaksiz duruslar sergilememek gerekir. durdugun yere dikkat etmelisin. Dimdik durmalisin ve asla geri adim atmamalisin. Eeeee jimnastikcilerin baskani da bu konuda hep geri adim atmaya aliskin oldugu icin bu konuda da fazla bagirarak geri adim atacagi muhakkak. Cunku baska caresi yok. Bu yil bize gelmese de o tarafa da gidemez. Bu yil kayiptir o oyuncu icin.

sariyla, lacivertle, sevgiyle, mutlulukla kalin


4 Mayıs 2009 Pazartesi

Aragones kalmali mi ?

Mustafa Denizli gunu kurtariyor, Aragones yarini . . .

Kabul edin futbolcular isteyince ve sorumluluk alinca Fenerbahce'nin oynadigi futboldan zevk almiyor musunuz ? Hem de en sirada denilen gorev adamlarinin, yuhalanan siradan futbolcularin. Besiktas macinin 1.Yarisindaki Selcuk-Emre ikilisi size kimi hatirlatti. Selcuk siradan bir oyuncu. Alax, Deivid , Delgoda, Lincoln larin yaninda yeteneksiz hatta. Dunku Selcuk hangi takimda oynamaz ? Bu iste sistem farkidir ve sistem zaman ister.

Aragones hakkinda hepimiz bir seyler soyledik. Gencimiz, yaslimiz, tecrubelimiz, tecrubesizimiz . Ama o bildigini yapmaya devam etti. Sistemi konusunda direndi. Hizli, ileri ve ayaga pas . . Adamina gore futbol degil, sistemine gore futbol oynatmak konusunda direndi. Peki ne oldu ? Bir seneyi kaybettik. Bu is bir senede olacak is degil cunku. Ispanya milli takimina bakin. 4 yil surdu bu is. Bizde de zaman alacak. Para var ama zaman var mi ? Onu bilemem. O kadar sabirli miyiz gorecegiz.

Futbolcu kalitesi onemli ama o da zamanla gelecek. Once bu isin temelleri atilacak. Sonra futbolcu kalitesi gelecek. Disiplinsiz, cani isteyince oynayan gidecek, cok yetenekli bile olsa. Cunku sistem herseyden onemlidir.

Mustafa Denizli ise gercekten gunu kurtariyor. Sampiyon yaptigi takimlarin bir sonraki senesine bakin. Ornek : 2000 - 2001 sezonunda Fenerbahceyi sampiyon yaparken 7 tane oyun kurucu ile oynamasi hala gozumun onunde.. Nitekim ertesi seneler gelen cokuntu bu basarinin bir tesaduf oldugunun gostergesiydi.. Aragonesin yarattıgı ispanya milli takımi ise bugun hala zirvede..Bu sabri gosterebilmek burda onemli olan.. Tek sorun Aragones´in yasi ve devam edip etmeyecegi.. En onemli sikinti bu...

Yoksa Aragones ile devam edip, Avrupada'ki buyuklerin yaptigi gibi, Brezilya kokenli Brezilya'lilardan kurtulma vakti mi ?

Not : Ama Alex gitmeden Fortis(Turkiye) kupasini kaldirsin :))